Sağlık

Deprem Kurbanlarının Duygulara, Anlayışa ve Güvenilirliğe İhtiyacı Var

Kahramanmaraş’ta meydana gelen şiddetli depremlerin ardından kurtarma çalışmaları devam ederken, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, manevi ilk yardımın önemine dikkat çekti. Beyin sarsıntısı geçiren bireylerin öncelikle duygularının anlaşılmasını istediklerini kaydeden Tarhan, bu dönemde kendini inançlı hisseden bireylerin değerine vurgu yaptı. En yaygın hatanın anlamlandırmak olduğunu ve artık anlamlandırmanın sırası olmadığını hatırlatan Tarhan, ilk şokun ardından protesto ve pasifleşme dönemlerinin başladığını söyledi. Bu durumun 6-8 hafta ortalarına kadar sürebileceğini belirten Tarhan, kişinin acısını yaşamasının ve bu duyguyu yenebilmesinin önemine dikkat çekti.

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beyin sarsıntısı sonrası yaşanan travmaları değerlendirdi.

TMMOB’den AFAD Raporu: “Geç Hareketi Şiddetin Artmasına Neden Oldu”

Nevzat Tarhan, deprem gibi doğal afetlerin her zaman sadece belirli bir kişiyi değil, büyük toplumları da etkilediğine dikkat çekerek, Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 10 yılda büyük hasara yol açan iki şiddetli depremde 18 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini söyledi. iller. Dünya kamuoyunun da yakından takip ettiği depremde bölgeye yardım için ülkenin dört bir yanından yardım seferberliği başlatıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, travma geçiren kişiler için manevi ilk yardımın önemine dikkat çekti. .

Deprem Kurbanları Anlaşıldıklarını Hissetmek İstiyor

Nevzat Tarhan, depremzedelerin önce anlaşıldıklarını hissetmelerinin değerli olduğunu belirterek, “Böyle bir deprem olması durumunda depremzedelerin anlaşıldıklarını hissetmeleri gerekiyor. Toplum olarak o bölgedeki insanların acılarını, dertlerini çok iyi anladığımızı insanlara hissettirmemiz gerekiyor. Bunu toplum olarak zaten hissediyoruz, empatisi yüksek bir toplumuz. Ağlayan biriyle neredeyse oturup ağlayacak kadar empati kurmuş bir toplumuz. Bu aslında bizim kültürümüzden gelen bir güzellik.” söz konusu.

Yanlış Anlamalar Yapılmamalı!

Nevzat Tarhan, depremin travma etkisi olduğunu belirterek, “Tıpkı 17 Ağustos Marmara depremini unutmadığımız gibi. Bu deprem de unutulmayacak. Buradaki en yaygın kusur yorumlama kusurudur. Şimdi bu depremi anlamlandırma zamanı değil. Bu durum şuna benzer: Bir yangın çıktığında, yangının neden çıktığı, neden bu kadar çok olduğu, neden bu şekilde yaptığınız, neden önlem almadığınız söylenemez. Önce yangın söndürülür, soğutulur ve ardından nedenleri tartışılır. Diğer krizlerde olduğu gibi depremde de yorum yapılmamalıdır. Burada toplum olarak herkesin o an ne yapacağını tartması gerekiyor.” söz konusu.

Güvende Hissetme İhtiyaçları Var

Nevzat Tarhan, “Bölge insanının en önemli ihtiyacı güven ihtiyacıdır. Yalnız olmadıklarını hissetmeleri gerekiyor. Güvende hissetmeleri gerekiyor. Bu ihtiyaç panik duygularını giderir, ikinci olarak bilgiye ihtiyaç duyarlar. Belirsizlik ve sessizlik yalnızca endişe ve korkuyu artırır.” uyardı.

Kriz Anında Önünde Bir Şok Yaşanır

Nevzat Tarhan, kriz döneminde bireylerin yaşadığı aşamalar olduğuna işaret ederek, “Birinci aşamada bir şok dönemi yaşanıyor. O şok döneminde bazen etrafta boş boş bakan insanların dolaştığını görürüz. Yakınları göçük altında kalan kişilerin kayıtsızca ortalıkta dolaştığı görülüyor. Bu aslında şokun şiddetidir. Beyin kendini bloke eder ve kişiyi duyarsızlaştırır. Kişi bunu yapmazsa kişi aklını kaybeder. Beyin çok fazla kortizol salgılar. Bu kortizol ile beyindeki yollar bloke edilir. Şöyle ki: Bir kişinin kolu kırıldığında, ağrı o kadar şiddetlidir ki hareket ettiremezsiniz. Benlik hareket ettirilmemelidir çünkü bu tehlikelidir ve vücut refleks olarak hareketini durdurur. Aynen, beyin kendini bloke ediyor. Bazı kişiler bu şok dönemini yaşıyor.” dedi.

Bilişsel Sakinlik ve Engelleme Yaşanır

Nevzat Tarhan, “Deprem bölgesine yardıma gidenler bu konuyu dikkate almalı. Psikolojik ilk yardımın kuralı budur, doğal afet gibi bir krize müdahale etmeye giden bir kişinin manevi ilk yardımda ilk bileceği şey, o şok döneminde kişide bilişsel donukluk ve tıkanıklık oluşmasıdır. Bireylerin panik davranışlarını kabul etmeleri gerekir. Bir kişinin yanlışını öğütle düzeltmezler. Böyle durumlarda kişinin elini tutup ‘Biz yanınızdayız, size yardımcı olmak istiyoruz’ diyeceklerdir. Sanırım yanında sessizce durup beklemek bile yardımcı olabilir.” söz konusu.

6-8 hafta sürebilir

Nevzat Tarhan, bazı kişilerin şok döneminin ardından bir tepki dönemi yaşayabileceğini ifade ederek, “Bu dönemde insanlar ‘Neden bu oldu, neden bu benim başıma geldi, ben buna layık değilim’ şeklinde tepkiler verebiliyor. Bu’. Bu dönemi pasivasyon dönemi takip eder. Bazı insanlarda pasiflik depresif bir ruh hali olarak görülebilir. Kişi adeta çocukluğa geri dönmüştür. Ardından iyileşme dönemi gelir. Bütün bunlar genellikle 6-8 haftalık bir süre içinde oluyor.” söz konusu.

Travma Sonrası Gerilim Bozukluğunda Uyuyamama

Tüm bu süreçlerin 6-8 haftayı aşan bir süre devam etmesi halinde travma sonrası gerilim bozukluğundan bahsetmenin mümkün olduğuna dikkat çeken Dr. Nevzat Tarhan, “Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişiler geceleri sürekli düşündükleri veya rüyalarında bu olayı gördükleri için uyuyamadıkları için uyuyamazlar. Geriye dönüş dediğimiz şey, yeniden deneyimlemedir. Kişi sanki deprem şok anı, sallanma anı tekrar tekrar yaşanacakmış gibi hissediyor.” söz konusu.

Bu Acıyı Yenmeyi Başarmak Gerekir

Nevzat Tarhan, kişinin sürekli tetikte olduğunu ve sık sık irkilme yaşayabileceğini belirterek, “Ani seslerde irkilme oluyor ve sürekli bundan bahsediyor. 60 dakikanın 50 dakikasında bundan bahsediyor. Bu durum 6-8 haftadan fazla devam ederse yardıma ihtiyaç duyulur. Durumun 6-8 hafta kadar devam etmesi doğaldır, bu dönemde ilaç verilmemesi gerekir. Çok ekstrem bir durum olmadıkça ilaç verilmemelidir. Bu bir acıdır, bu acıyı yaşamak ve üstesinden gelmek gerekir.” söz konusu.

Belirsizlik Duyguları Kaldırılmalı

Afet ve deprem gibi kriz durumlarında bireylerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasının ve belirsizlik duygusunun ortadan kaldırılmasının sağlandığına dikkati çeken Çavuşoğlu, “Buradaki belirsizlik, gelecekle ilgili aşırı kaygı ve korkuyu ortaya çıkarıyor. Burada verilen tepkiler kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Kimi içine kapanıyor, kimi sürekli konuşuyor, aynı şeyi defalarca anlatmaya çalışıyor, kimileri hayatın boş ve anlamsız olduğunu düşünmeye başlıyor.” söz konusu.

Çocuklar, Yaşlılar ve Engelliler Dikkatli Yaklaşım Gerektirir

Nevzat Tarhan, dezavantajlı kişilere yaklaşımın da değerli olduğunu belirterek, “Çocukların yansıması farklı, yaşlıların yansıması farklı, engellilerin tepkileri farklı. Bu gibi durumlarda burada dezavantajlı durumda olanlar çocuklar, yaşlılar, hastalar, engelliler ve hastanede yatanlardır. Karşı tarafı bakışlarımızla ve davranışlarımızla ezmemeli, sürekli üzerine düşmeli, titremeli, ona bu şekilde özel muamelede bulunmamız minnet ve mahcubiyet duygusu yaratır. Karşı taraf kendini kötü hissedebilir. Burada istikrarlı bir tavır almak gerekiyor. Yardım edileni incitmemeye ve yardım edileni kötü hissettirmemeye özen gösterilmelidir.” uyardı.

prof. Nevzat Tarhan da depremzedeler istemedikçe beyin sarsıntısı konusunun gündeme getirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. (BSHA-Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu